Anlaşmalı boşanmada asıl zorluk mahkemede değil, protokol masasında yaşanır. Hakim duruşmada protokolü inceleyip onayladığında süreç birkaç dakika içinde kapanır. Ama o protokolün içeriği yanlışsa — çocuğun görüşme takvimi belirsizse, nafaka için enflasyon kaydı unutulduysa, şirket hissesi ya da emeklilik birikimi atlandıysa — yıllarca süren icra takipleri ve ilave davalarla karşılaşırsınız.
Anlaşmalı Boşanmanın Ön Koşulları
Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi, anlaşmalı boşanma için iki temel şart koyar: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların mali sonuçlar ile varsa çocukların velayeti konusunda tam uzlaşı sağlaması. Hâkim, taraflara bir kez soru yöneltmek ve beyanlarını bizzat almak zorundadır. Protokolü dosyayla birlikte sunulsa bile bu duruşma zorunlu; avukat temsili halinde bile taraflar genellikle fiziksel olarak hazır bulunmak durumundadır.
Protokolde Olması Gereken Zorunlu Başlıklar
Protokol iki bölümden oluşur: mali düzenleme ve velayet/kişisel ilişki. Mali bölümde;
- Nafaka (tedbir nafakası ile yoksulluk nafakasının ayrı ayrı belirtilmesi)
- Katılma alacağı (evlilik süresinde edinilen mülk ve varlıkların paylaşımı)
- Tazminat talepleri (maddi ve manevi)
- Müşterek konut ve araç gibi taşınır/taşınmazların devri
Velayet bölümünde ise fiziksel velayet, velayeti kullanmayan ebeveynin çocukla görüşme saatleri (gün, saat, tatil, bayram dahil) ve seyahat izni meseleleri netleştirilmeli. Protokolde belirsizlik bırakılan her alan, ileride tartışma zeminine dönüşür.
Nafakayı Doğru Kaleme Almak
En çok ihmal edilen detay nafaka güncellemesidir. Protokolde yalnızca “aylık 5.000 TL nafaka” yazılıp güncelleme kaydı eklenmezse bu rakam enflasyona rağmen sabit kalır. Yargıtay kararlarına göre taraflar protokolde nafakayı artırmama konusunda anlaşabilir; ancak bu karar açıkça yazılmalıdır, yoksa nafaka artırım davası önünün açık olduğu kabul edilir. Önerim: protokole “yıllık ÜFE/TÜFE oranında artırılır” ya da “üç yılda bir taraflarca yeniden müzakere edilir” gibi net bir mekanizma ekleyin.
Ortak Çocuk Varsa Protokol Daha Dikkatli Kurgulanmalı
Hakim çocuğun üstün yararını resen gözetir ve protokolde bu yararı zedelediğini düşündüğü düzenlemeleri reddedebilir. Bu nedenle seyahat izinleri, yaz tatili takvimi, hastalık anında karar alma yetkisi ve okul seçimi gibi pratik konuların protokolde açıkça düzenlenmesi, çocukla ilgili sonraki uyuşmazlıkları büyük ölçüde engeller. Çocuğun yaşı ilerledikçe görüşme takviminin yeniden müzakere edilmesine imkân tanıyan bir hüküm de çatışmayı önlediği için tercih edilebilir.
Mal Paylaşımında Atlanmaması Gereken Kalemler
Protokolde en çok atlanan varlıklar şunlar: emeklilik birikimleri (BES hesapları dahil), hisse senetleri ve yatırım fonları, iştirak hisseleri, vergi iade alacakları ve kiraya verilmiş taşınmazlar. Bunların yanı sıra kredi kartı borçları ve birlikte alınan taşıt kredileri de paylaşım kapsamında düzenlenmezse taraflardan birinin kredi sicilini olumsuz etkileyebilir. Mülklerin devir işlemleri için protokolde “Tapu Sicil Müdürlüğü’ne verilmek üzere taraflar birlikte başvuracaktır” gibi icrai bir hüküm bulunmalıdır; yoksa boşanma kararı kesinleşse bile tapu devri gerçekleşmeyebilir.
Protokol İmzalanmadan Önce Yapılması Gerekenler
Her iki tarafın da protokolü avukata inceletmesi gerçek anlamda koruyucu bir adım. Birinin avukatı varken diğeri yoksa, protokol “anlaşmalı” görünse de fiilen o tarafa göre şekillenmiş olabilir. Ayrıca İzmir’deki uygulamada mahkemeler, protokolde tam açıklık bulunmayan durumlarda duruşmayı erteleyip ek belge talep edebilmekte; bu da süreci uzatmaktadır.
Yazılı bir protokol taslağı hazırlamadan avukata gitmek de mümkün, hatta çoğu zaman daha verimli: tarafların kafasında olmayan bazı kalemler ancak avukat sorusundan sonra gündeme geliyor. Protokol müzakeresi sırasında bir avukatın sizi yönlendirmesi, imzaladıktan sonra pişman olacağınız bir belgeyi önlemenin en pratik yolu.